Yüz Kemik Kırıkları, travma sonucunda yüz iskeletini oluşturan kemiklerde gelişen çatlak veya yer değiştirmiş kırıklardır. Tedavi; kırığın konumu, göz ve sinir bulguları, çene kapanışı, eşlik eden yaralanmalar ve görüntüleme sonuçlarına göre cerrahi dışı izlemden ameliyata kadar değişebilir.
- Yüz kemik kırıkları burun, elmacık kemiği, göz yuvası, üst çene ve alt çene gibi farklı bölgeleri etkileyebilir.
- Yüzde şişlik, morarma, uyuşma, hassasiyet, kapanış değişikliği ve çift görme yüz kırığıyla ilişkili olabilecek bulgulardır.
- Yüz kemikleri BT incelemesi, kırığın yerini ve kemik parçalarının konumunu değerlendirmede önemli bir araçtır.
- Yer değiştirmiş veya işlevi etkileyen yüz kırıklarında kemiklerin plak, vida, tel ya da başka tespit yöntemleriyle hizalanması gerekebilir.
- Yüz kırığı sonrası iyileşme; kırığın bölgesi, uygulanan tedavi, ağız hijyeni ve beslenme düzenine göre kişiden kişiye değişir.
Yüz kemik kırıkları, darbe ya da kaza sonrasında yüzü oluşturan kemiklerde çatlak oluşması veya kemik parçalarının normal konumundan ayrılarak yer değiştirmesidir. Burun, elmacık kemiği, göz yuvası, üst ve alt çene bu yaralanmalardan etkilenebilir. Yüz bölgesindeki travmalar, gerektiğinde Baş-Boyun Cerrahisi yaklaşımı içinde bütüncül olarak ele alınabilir.
Yüz kırıkları hangi durumlarda oluşur
Yüz kırıkları çoğunlukla ev içi kazalar, iş kazaları ve trafik kazaları sonrasında ortaya çıkar; yüksekten veya aynı seviyeden düşmeler, doğrudan darbeler ve spor yaralanmaları da sık görülen nedenler arasındadır. Travmanın şiddetine ve çarpma yönüne bağlı olarak tek bir kemik kırılabileceği gibi, birden fazla kemik aynı anda etkilenebilir ve parçalar birbirinden ayrılabilir.
Bazı olgularda deride herhangi bir açık yara bulunmaz; kırık yalnızca alttaki kemik yapıda gelişir. Bununla birlikte yüz derisini, dudakları, göz kapaklarını veya ağız içini zedeleyen yaralanmaların kırığa eşlik etmesi de sık karşılaşılan bir durumdur. İlk saatlerde bölgede kanama, şişlik, hassasiyet, ağrı ve zaman zaman duyu değişikliği görülebilir.
Erken dönemde gelişen ödem, alttaki şekil bozukluğunu gizleyebildiği için yaralanmanın boyutu ilk bakışta olduğundan hafif görünebilir. Günler içinde şişlik azaldıkça çökme, basamaklanma, dişlerin farklı kapanması ya da yüzün iki yarısı arasındaki asimetri daha belirgin hale gelir. Bu nedenle travma sonrası ilk değerlendirme kadar, sonraki günlerdeki kontrol muayeneleri de önem taşır.
Maksillofasiyal iskeleti oluşturan kemikler
Yüz iskeleti; burun kemikleri, üst çene kemiği yani maksilla, elmacık kemiği yani zigoma, göz yuvasını oluşturan orbita, alt çene kemiği yani mandibula ve alın kemiğinin yüze bakan bölümü gibi yapıların birleşmesiyle oluşur. Halk arasında yüz kırıkları denilen yaralanmalar, tıp dilinde maksillofasiyal kırıklar olarak da adlandırılır.
Her bölgenin kendine özgü bir işlevi vardır: orbita göz küresini çevreleyip korur, maksilla orta yüzün biçimini ve üst dişlerin dizilimini belirler, zigoma yanak konturunu oluşturur, mandibula ise çiğneme hareketinde ve dişlerin kapanışında rol alır. Burun kemikleri hem yüzün orta hattını hem de hava yolunun giriş bölümünü ilgilendirir.
Kırığın hangi kemikte olduğu, ortaya çıkan sorunun niteliğini de değiştirir. Bir kırık yalnızca yüz biçiminde değişikliğe yol açabilirken; bir başkası görmeyi, burundan nefes almayı, ağzı açabilmeyi veya dişlerin birbirine oturmasını etkileyebilir.
Travma sonrası ağrı ne anlama gelebilir
Yüz kemiklerindeki ağrının tek bir nedeni yoktur; travmaya bağlı kırıklar kadar yumuşak doku ezilmeleri, sinüs kaynaklı iltihabi durumlar, diş ve diş eti sorunları ya da çene ekleminin yaralanması da benzer bir ağrıya yol açabilir. Ağrının şiddeti tek başına kırığın yerini veya ağırlığını göstermez.
Kırık söz konusu olduğunda ağrıya genellikle başka bulgular eşlik eder: şişlik, dokunmakla artan hassasiyet, morarma, burun kanaması, yanak veya dudakta uyuşma, ağzı açmakta güçlük, dişlerin alışılmış biçimde kapanmaması ve yüz konturunda elle hissedilen basamaklanma bunlar arasındadır. Yüz bölgesinde derinin de zedelendiği yaralanmalarda iyileşme sonrasında iz kalabilir; bu durumda Nedbe Dokusu Tedavisi ayrı bir bakım süreci olarak gündeme gelebilir.
Travma sonrasında ağrı giderek artıyorsa ya da ağrıya görmede değişiklik, nefes almada zorlanma veya bilinç durumunda bozulma eşlik ediyorsa gecikmeden acil değerlendirme gerekir. Ağrının kaynağının ayırt edilmesi ve tedavi kararının verilmesi hekim muayenesini gerektirir.
Hangi belirtiler acil değerlendirme gerektirir
Nefes almada güçlük, durdurulamayan kanama, bilinç kaybı veya belirgin bilinç değişikliği, tekrarlayan kusma, şiddetli baş ağrısı, görmede azalma ya da çift görme, göz hareketlerinde belirgin kısıtlılık ve çene kapanışında ani değişiklik gecikmeden değerlendirme gerektirebilen bulgulardır.

Yüz travmasında ilk öncelik, görünümdeki bozulmadan önce hava yolunun açıklığı, kanamanın kontrolü, bilinç durumu, görme işlevi ve vücudun başka bölgelerindeki olası ağır yaralanmalardır. Bu değerlendirme yapılmadan kırığın onarımına yönelik planlama ikinci sıraya alınır.
Yüz kırıklarına sıklıkla başka bölgelerin yaralanmaları eşlik eder. Kafa travması araştırılır; karın, kol ve bacak yaralanması olasılığı gözden geçirilir. Kaza sırasında şuur kaybı, bulantı ya da kusma yaşanmışsa beyin cerrahisi değerlendirmesi gerekebilir. Duruma göre acil tıp, göz hastalıkları, kulak burun boğaz ve diş hekimliği gibi alanlar da değerlendirmeye katılabilir.
Tomografi incelemesi ne gösterir
Yüz kemikleri bilgisayarlı tomografisi yani BT, kırık çizgisinin tam yerini, kemik parçalarının ne kadar yer değiştirdiğini ve kırığın göz yuvası, burun boşluğu ile sinüslerle ilişkisini ayrıntılı biçimde göstermeye yardımcı olur. Düz radyografiyle görülemeyen ince kırık hatları bu incelemede fark edilebilir.
Görüntüleme bulguları tek başına değil, muayene bulgularıyla birlikte yorumlanır. Erken dönemdeki şişlik yüz konturunu ve kırığın dışarıdan değerlendirilmesini zorlaştırabildiği için, BT bu aşamada klinik izlenimi tamamlayıcı bir rol üstlenir.
Maksilla, zigoma, orbita ve çene çevresindeki çok parçalı kırıklarda BT bulguları cerrahi planlamada kullanılabilir. Hangi görüntüleme yönteminin isteneceği travmanın niteliğine göre hekim tarafından belirlenir. Kontrast madde kullanımı da kırığı değerlendirme gereksinimine ve eşlik eden damar veya yumuşak doku yaralanması şüphesine göre değişir; karar klinik duruma göre verilir.
Maksillofasiyal kırıklarda tedavi nasıl seçilir
Maksillofasiyal kırıklarda tedavi planı; kırığın bulunduğu bölge, kemik parçalarının yer değiştirme derecesi, göz ve sinir bulguları, dişlerin kapanışı, çiğneme işlevi, açık yara varlığı ve eşlik eden diğer yaralanmalara göre belirlenir. Aynı ada sahip iki kırık, bu değişkenler farklı olduğunda farklı biçimde ele alınabilir.
Yer değiştirmemiş, işlev kaybına yol açmayan bazı kırıklarda cerrahi dışı bir yol izlenebilir. Bu yaklaşımda yakın aralıklı kontroller, ağrı kontrolü, beslenme kıvamının düzenlenmesi ve bölgeyi yeni darbelerden koruma önerileri öne çıkar. Her kırık için aynı yaklaşımın uygun olmadığı, kararın kişiye özel verildiği unutulmamalıdır.
Dişlerin kapanışında bozulma ya da çene kemiğini ilgilendiren bir yaralanma söz konusu olduğunda çene ilişkilerinin ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir; bu değerlendirme, gelişimsel kapanış bozukluklarında uygulanan Çift Çene Ameliyatı planlamasıyla benzer ölçütleri kullanır, ancak travmaya bağlı kırıkların onarımı ayrı bir cerrahi konudur.
Cerrahi gerekebilen durumlarda amaç, kemiklerin uygun hizada birleşmesine, çiğneme ve görme gibi işlevlerin korunmasına ve yüz konturunun desteklenmesine yardımcı olmaktır. Yüz kırıkları tedavisinde beklenen sonuç, travmanın şiddetine ve başvuru zamanına göre değişebilir.
Yüz kırığı ameliyatı nasıl yapılır
Yüz kırığı ameliyatı çoğu zaman genel anestezi altında uygulanır; ancak anestezi yöntemi ve cerrahi yaklaşım kırığın yerine, yaygınlığına ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirlenir. Ameliyat öncesinde görüntüleme bulguları ve muayene birlikte gözden geçirilerek hangi bölgelere ulaşılacağı planlanır.
Kırık hattına ulaşmak için ağız içinden, saçlı deri sınırından, kaş çevresinden, alt göz kapağından ya da gerekli görülen başka bölgelerden kesiler yapılabilir. Kesi yerleri seçilirken izin görünürlüğünü azaltmak amacıyla doğal kıvrımlar ve anatomik sınırlar tercih edilebilir. Kemik ya da doku desteğine gereksinim duyulan olgularda, alıcı bölgeden ayrı bir kesi gerekebilir.
Kemik parçaları uygun konuma getirildikten sonra tespit için çeşitli yöntemler kullanılabilir:
- Titanyum plak ve vidalar
- Zamanla eriyebilen plak ve vidalar
- Tel dikişler
- Dişlere uygulanan metal ark ve teller
- Seçilmiş olgularda dışarıdan uygulanan tespit araçları
- Kişinin kendi vücudundan alınan kemik veya kıkırdak
- Bağışlanmış doku ile uygun görülen sentetik destek materyalleri
Bir sorun oluşturmadıkları takdirde tespit materyalleri uzun süre, çoğu durumda kalıcı biçimde yerinde kalabilir. Enfeksiyon, ciltten hissedilen rahatsızlık veya başka bir sorun geliştiğinde ise materyalin ek bir işlemle çıkarılması değerlendirilebilir.
Yüz kemik kırıkları kaç günde iyileşir
Yüz kemik kırıkları için herkes adına geçerli tek bir iyileşme süresi vermek mümkün değildir; süre kırığın bölgesine, eşlik eden yumuşak doku yaralanmasına, uygulanan tespit yöntemine, beslenme gereksinimine ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişir. Kemik iyileşmesi ile günlük yaşama dönüş de aynı takvimde ilerlemeyebilir.
Ameliyat sonrasında ağız çevresinde ve yüzde şişlik ile morluk beklenen bir durumdur; bunların derecesi yapılan işleme ve kişisel özelliklere göre farklılık gösterir. İlk 24 saat içinde ağız içindeki kesi yerlerinden kan sızıntısı olabilir. Şişliği azaltmaya yardımcı olmak amacıyla başın 2-3 yastıkla yükseltilerek yatılması önerilebilir; bu uygulamanın kişiye göre düzenlenmesi hekim önerisiyle olur.
Beslenme, iyileşme döneminin önemli bir parçasıdır. Hangi kıvamda gıdaların alınacağı ve çiğneyerek beslenmeye ne zaman geçileceği kırığın yerine ve tespit biçimine göre belirlenir. Ağız içi kesilerin bulunduğu durumlarda önerilen gargaranın her yemekten sonra kullanılması ve ağız hijyeninin titizlikle sürdürülmesi, bakterilerin dikiş hattına yerleşmesini önlemeye yardımcı olur.
Ağız içindeki dikişler genellikle 1-2 ay içinde eriyebilen türdendir ve temiz tutulmaları dışında özel bir bakım gerektirmez. Ciltte dikiş bulunuyorsa çoğunlukla 5-7 gün içinde alınır. Kontrol randevuları, iyileşmenin beklenen seyirde ilerleyip ilerlemediğini izlemek açısından önem taşır.
Yüz kırığı ameliyatının olası riskleri
Yüz kırığı ameliyatlarında da her cerrahi girişimde olduğu gibi riskler bulunur: kanama, enfeksiyon, yara iyileşmesinde gecikme, anesteziye bağlı istenmeyen etkiler, bölgesel duyu değişiklikleri ve ciltte görünür iz kalması bunların başında gelir.
Kırığın bulunduğu bölgeye bağlı olarak çift görme, göz hareketlerinde kısıtlılık, yüz asimetrisinin bir ölçüde sürmesi, burun tıkanıklığı, dişlerin kapanışında sorun, ağız açmada güçlük, tespit materyaline bağlı rahatsızlık ya da ek bir müdahale gereksinimi ortaya çıkabilir. Bu olasılıkların hepsi herkeste görülmez; kırığın şiddeti, başvurunun gecikmiş olması, eşlik eden yaralanmalar ve seçilen yöntem tabloyu değiştirir.
Ameliyat sonrasında giderek artan ağrı, ateş, kötü kokulu akıntı, görmede değişiklik, nefes almada zorlanma veya dişlerin kapanışında yeni bir bozulma fark edilirse sağlık ekibiyle iletişime geçilmesi gerekebilir. Uygun tedavi yöntemi ve ameliyat kararı, Prof. Dr. Şükrü Yazar tarafından yapılan muayene, görüntüleme bulguları ve yüz analizi birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Sık sorulan sorular
Yüz kemik kırıkları kendiliğinden iyileşir mi?
Yer değiştirmemiş ve işlev kaybına yol açmayan bazı kırıklar cerrahi dışı yaklaşımla izlenebilir. Yer değiştirme, göz bulgusu, kapanış bozukluğu veya belirgin şekil değişikliği varsa farklı bir tedavi yaklaşımı gerekebilir.
Yüz kemikleri BT neden istenir?
BT, kırığın yerini ve kemik parçalarının konumunu ayrıntılı göstermeye yardımcı olur. Özellikle orbita, maksilla ve elmacık kemiği çevresindeki yaralanmalarda tedavi planına katkı sağlayabilir.
Yüz kırığında uyuşma olur mu?
Kırık, sinirlerin geçtiği alanları etkilediğinde yanak, üst dudak, dişler veya çene çevresinde uyuşma görülebilir. Duyu değişikliğinin seyri kırığın ve sinir etkilenmesinin niteliğine göre değişir.
Yüz kırığı ameliyatından sonra ne yenir?
Beslenmenin kıvamı ve çiğnemeye başlama zamanı kırığın bulunduğu bölgeye ve uygulanan tespit yöntemine göre belirlenir. Ağız içi kesilerde ağız hijyeni ve önerilen gargaranın kullanımı önem taşır.
Yüz kemik kırıkları kaç günde iyileşir?
İyileşme süresi kırığın yeri, şiddeti, eşlik eden yaralanmalar ve uygulanan tedaviye göre değişir. Kontrollerde kemik iyileşmesi, dişlerin kapanışı, görme ve yüz duyusu birlikte değerlendirilir.
Yüz travmasında çift görme acil bir belirti midir?
Çift görme, göz yuvası çevresindeki yaralanmalarda ortaya çıkabildiği için gecikmeden değerlendirilmelidir. Görmede azalma veya göz hareketlerinde belirgin kısıtlılık eşlik ediyorsa acil başvuru önem taşır.
Buradaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.